Peygamber Efendimiz

“SENİ ALEMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK” (Enbiya Süresi 107)” ALEMLERİN EFENDİSİ

Müslüman

Müslüman

İslam dinine inanıp kabul eden. İman edip de ibadet edene " Müslüman" veya " Müslim" denir. Mümin de, müslim ile aynı manadadır. Allahü tealanın insanların dünya ve ahirette saadete, kurtulaşa kavuşmaları i,çin gönderdiği hak, gerçek olan dinlerde bildirilen iman esaslarını diliyle söyleyip, kalbiyle tasdik eden ve yapılması emredilen ibadetleri yerine getiren kimseye Mümin ve Müslim ( Müslüman) denilmiştir. İlk Peygamber Adem aleyhisselamdan son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve selleme kadar bütün peygamberlerin her sözünün doğru, kıymetli ve faydalı olduğuna inanan kimse Müslümandır.Hz. Muhammed aleyhisselamın Peygamberliğini bildirdiği zamandan itibaren dünyada bulunan ve kıyamete kadar gelecek bütün insanların Müslüman olabilmeleri için Hz. Muhammed aleyhisselamın Peygamberliğini kabul etmeleri ve bildirdiği her sözüne hiç tereddüt etmeden inanmaları lazımdır. Son din olan İslamiyetin gönderilmesinden sonra, Allah bütün insanların bu dine uymalarını emretmiştir. Bir insanın hakiki Müslüman olması, her sözünde ve hareketinde Hz. Muhammed (s.a.s.) tabi olması ile mümkündür. Hakiki Müslüman demek: iman, amel ve ahlakta yükselmiş, manevi ve maddi olarak üstün vasıflara sahip kimse demektir. İslam dini insanları ruhen ve bedenen yükseltmek için gönderilmiştir. Müslüman, İslamiyete bağlandığı ve uyduğu nisbette yükselir. Böyle yükselen bir Müslüman, dostlarına ve düşmanlarına hep iyilik, adalet, cömertlik yapar. Nitekim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) buyurdu ki: "İyi huyları tamamlamak, iyi ahlakı dünyaya yaymak için gönderildim." Müslüman demek, Müslümanlara eli ve diliyle zarar vermeyen kimse demektir". Müslüman, her şeyden önce tam ve mükemmel bir insandır. Güler yüzlü, tatlı dili, doğru sözlüdür. Kızmak nedir bilmez.

Resululah Efendimiz Hz Muhammed (s.a.s.) buyurdular ki: "Kendisine yumaşaklık verilen kimseye dünya ve ahiret iyilikleri verilmiştir."

" Allahü teala refiktir. Yumuşaklığı sever. Sertlik edenlere vermediği şeyleri ve başka hiç bir şeye vermediğini yumuşak davrananlara ihsan eder."

" Yumuşak davranmayan hayır yapmamış olur"

Cehenem'e girmesi haram olan ve Cehennem'in de onu yakması haram olan kimseyi bildiriyorum. Dikkat ediniz! Bu kimse insanlara kolaylık, yumuşaklık gösterendir." Bazı Hadis-i şerifler

" Allah'ın en sevdiği iş, elbise vererek veya doyurarak veya başka bir ihtiyacını karşılayarak, bir mümini sevindirmektir"

" İmanı en kuvvetli olanınız. Ahlakı en güzel ve zevcesine karşı en yumuşak olanınızdır."

" Bi kimse, din kardeşinin yardımcısı oldukça Allah da onun yardımcısı olur."

" Cennet'in yüksek derecelerine kavuşmak isteyen saygısızlık yapana yumuşak davransın! Zulmedeni affetsin1 Malını esirgeyene ihsanda bulunsun! arayıp sormayan ahbabını, akrabasını gözetsin."

" İbadetlerin en kolayı ve en hafifi, az konuşmak ve iyi huylu olmaktır. Bu sözümü iyi dikkat ediniz!."

" Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Birbirlerini incitmezler, üzmezler. Bir kimse, din kardeşinin bir işine yardım etse, Allah da onun işini kolaylaştırır. Bir kimse, bir Müslümanın sıkıntısını giderir, onu sevindirirse, kıyamet gününün en sıkıntılı zamanlarında Allah da onu sıkıntıdan kurtarır. Bir kimse bir Müslümanın ayıpını, kusurunu örterse, Allah, kıyamet günü onun ayıplarını, kabahatlerini örter.

Kamil Müslüman, Anasına, Babasına, Hocasına, Amirine, memleketinin büyüklerine karşı son derecede saygılıdır.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Hz. Ömer’in Müslüman oluşu

Hz. Ömer'in (r.anh) Müslüman oluşu

Hz. Hamza (r.anh) Müslüman olmasından üç gün sonra, Ebu Cehl, müşrikleri toplayıp Ey Kureyş Muhammed, putlarımıza dil uzattı. Bizden önce gelen atalarımızın Cehennem'de azap gördüklerini, bizim de oraya gideceğimizi söyledi. O'nu öldürmekten başka çare yoktur. O'nu öldürecek kimseye yüz kızıl deve ve sayısız altın vereceğim dedi. Bir anda Hattaboğlu Ömer'in kalbinden İslama olan meyl kayboldu ve yerinden fırladı. Bu işi Hattaboğlundan başka yapacak yoktur dedi. Haydi Hattaboğlu görelim seni diyerek onu alkışladılar. Kılıcını kuşanarak yola düştü. Giderken Nu'aym bin Abdullah'a rastladı. Bu şiddet ve hiddetle nereye ya Ömer diye sordu. O da Millet arasına ikilik sokan, kardeşi kardeşe düşman eden Hz. Muhammed aleyhisselamı öldürmeye gidiyorum dedi. Nu'aym Ya Ömer Bu zor bir iş. Eshabı, çevresinde pervane kesilmiş O'na bir şey olmasın diye titreşiyorlar. Yanlarına yaklaşmak çok zordur. O'nu öldürsen bile Abdülmuttalip oğullarının elinden yakanı kurtaramazsın dedi. Hz. Ömer, bu sözlere çok kızdı. Yoksa, sen de mi onlardansın? Önce senin işini bitireyim diye kılıca sarıldı. Ya Ömer Beni bırak Kardeşin Fatıma ile, zevci Sa'id bin Zeyd'e onlar da müslüman oldu dedi. Hz. Ömer, bu söze inanmadı. Eğer inanmazsan, git sor Anlarsın dedi. Kardeşini mreak edip, hemen evlerine gitti. O sıralarda Taha süresi yeni gelmiş Sa'id ile Fatıma (r.anh) bunu yazdırıp, Hz. Habbab bin Eret adındaki sahabiyi evlerine getirmiş okuyorlardı. Hz. Ömer kapıdan bunların sesini duydu. Kapıyı çok sert çaldı. O'nu kılıcı belinde kızkın görünce, yazıyı saklayıp, Hz. Habbab'ı gizlediler. Sonra kapıyı açtılar. İçeri girince " Ne okuyordunuz" dedi. Bir şey yok dediler. Kızması artarak; " İşittiğim doğruimiş, siz de O'nun sihrine aldanmışsınız diye çıkıştı. Hz. Sa'id'i yakasından tutup, yere attı. Kardeşi efendisini kurtarayım derken, onun yüzüne de öfkeli bir tokat indirdi. Yüzünden kan akmaya başladığını görünce, kardeşine acıdı. Fatıma'nın canı yanmış, kana boyanmış idi. Fakat iman kuvveti, kendisini harekete getirip.Allahü tealaya sığınarak; Ya Ömer niçin Allah'dan utanmaz, ayetler ve mücizeler ile gönderdiği Peygamberine inanmazsın. İşte ben ve zevcim, müslüman olmakla şereflendik. Başımızı kessen, bundan dönmeyiz dedi ve Kelime-i şehadeti okudu. Hz. Ömer (r.anh), kız kardeşinin bu imanı karşısında birden yumuşadı ve yere oturdu. Yumuşak sesle " Hele şu okuduğunuz kitabı çıkarın" dedi. Fatıma sen temizlenmedikçe onu sana vermem dedi. Hz. Ömer (r.anh) gusül abdesti aldı. Ondan sonra Fatıma (r.anh), Kur'an-ı Kerim sahifesini getirdi. Hz. Ömer (r.anh) güzel okurdu. Taha süresini okumaya başladı. Kur'an-ı Kermin fesahatı, belagatı, manaları ve üstünlükleri kalbini git gide yumuşattı. (Göklerde ve yeryüzünde ve bunların arasında ve (yedi kat) toprağın altındaki şeyler hep O'nundur) ( Taha süresi:6) mealindeki ayet-i kerimeyi okuyunca, derin derin düşünceye daldı. Ya Fatıma! Bu bitmez tükenmez varlıklar, hep sizin taptığınız Allah'ın mıdır? dedi. Kardeşi evet öyle ya Şüphe mi var diye cevap verdi. Ya Fatıma Bizim bin beş yüz kadar altundan, gümüşten, tunçtan, taşdan oymalı, süslü heykellerimiz var. Hiç birinin, yeryüzünde bir şeyi yok diyerek şaşkınlığı arttı. Biraz daha okudu ( Allahü tealadan başka ibadet edilecek, tapılacak hak bir ilah, bir mabud yoktur. En güzel isimler O'nundur) (Taha süresi 8 ) mealindeki ayet-i kerimeyi düşündü Hakikaten, ne kadar doğru dedi. Habbab bu sözü işitince, gizlendiği yerden fırladı ve tekbir getirdikten sonra; (Müjde ya Ömer Resülullah, Allahü tealaya dua ederek) " Ya Rabbi! Bu dini, Ebu Cehl ile yahud Ömer ile kuvvetlendir" buyurdu. Bu ayet-i kerime ve bu dua Hz. Ömer'in (r.anh) kalbindeki düşmanlığı sildi süpürdü.Hemen Resulullah nerede dedi. Kalbi Resulullaha tutulmuştu. O gün Resul-i ekrem sallallahü aleyhi ve sellem, Hz. Erkam'ın evinde Eshabına nasihat veriyordu. Hz. Ömer'in (r.anh) geldiği, Erkam'ın (r.anh) evinden görüldü. Kılıcı da yanında idi. Heybetli, kuvvetli olduğundan, Eshab-ı kiram Resülullah'ın etrafını sardı. Hz. Hamza (r.anh) " Ömer'den çekinecek ne var, iyilik ile geldi ise hoş geldi Yoksa o kılıcını çekmeden başını uçururum" derken, Resülullah " Yol verin içeri gelsin" buyurdu. Cebrail aleyhisselam, daha önce Hz Ömer'in (r.anh) iman etmek için geldiğini ve yolda olduğunu haber vermişti. Resülullah efendimiz Hz. Ömer'i (r.anh) tebessüm buyurarak karşıladı; " Bırakınız yanından ayrılınız" buyurdu. Ömer (r.anh), Resülullah'ın önünde diz çöktü. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam Hz. Ömer'i kolundan tutup; " İmana gel ya Ömer!" buyurdu. O da temiz kalb ile Kelime-i şehadeti söyledi. Eshap-ı kiram, sevinçlerinden tekbir seslerini göğe yükselttiler.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Aşere-i Mübeşşere

Aşere-i Mübeşşere

Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam Ashabından 10 kişiyi Cennete gireceklerini müjdelemiştir. Bunlar "Aşere-i Mübeşşere" denir. Anlamı Cennete müjdelenen 10 kişi demektir. İsimleri Şunlardır: 1-  Hz. Ebu Bekir 2- Hz. Ömer 3- Hz. Osman 4- Hz. Ali 5- Talha 6- Zübeyr 7- Abdurrahman b. Avf 8- Sa'd b. Ebi Vakkas 9- Said b. Zeyd 10- Ebu Ubeyde b. Cerrah.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

İslam Dini

İslam Dini

Allahü Teala'nın Cebrail (a.s.) ismindeki melek vasıtası ile Sevgili Peygamberi Hz. Muhammed aleyhisselam gönderdiği, insanların, dünyada ve ahirette rahat ve mes'ud olmalarını sağlıyan, usül ve kaidelerdir. Bütün üstünlükler, faydalı şeyler,İslamiyet'in içindedir. Eski dinlerin, görünür-görünmez bütün iyiliklerin, İslamiyet kendinde toplamıştır. Bütün saadetler, muvaffakiyetler ondadır. Yanılmayan şaşırmayan akılların kabul edeceği esaslardan ve ahlaktan ibarettir. Yaratılışda kusursuz olanlar, onu reddetmez ve nefret etmezler. İslamiyet'in içinde hiç bir zarar, dışında da hiç bir menfaat yoktur ve olamaz. İslamiyet'in haricinde bir menfaat düşünmek, serabdan içicek beklemek gibidir. İslamiyet, memleketleri imar, insanları terfih etmeği, refaha kavuşturmağı emreylemekte, Allahü Teala'nın emirlerine saygı göstermeği ve mahluklara merhameti istemektedir. İslamiyet: ziraat, ticaret ve sanatı kati olarak emr eder. İlme, fenne, tekniğe, endüstriye, layık olduğu üzere ehemiyet verir. İnsanların yardımlaşmasını, birbirlerine hizmet etmesini ehemiyetle istemektedir. Kendi idaresi altında bulunan insanların, evladın, ailenin ve milletlerin haklarını ve idarelerini öğretmekte dirilere, geçmişlere, geleceklere karşı bir hak ve mesuliyet gözetmektedir. Seadet-i dareyn yani dünya ve ahiret seadetini kendisinde toplamıştır. İslamiyet, insanların ruhi ve maddi refahını en mükemmel şekilde temin edecek prensipler getirmiştir. İnsan hak ve vazifelerini en geniş şekilde düzenlemiştir. İslam dininin: iman, ibadet, münakehat, muamelat, ukubat ve ahlak esasları vardır.

1 Yorum
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Peygamberimizin Kabileleri İslam’a Daveti

Kabileleri İslam'a Daveti

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam  İslam Davasında bütün olumsuz şartlara rağmen büyük azimle ve sabırla İslam'ı  tebliğ  görevini yapmaya devam ediyordu. Kabileler  arasına gidiyor ayrıca pek çok kabilelerin alışveriş için bir araya geldiği panayırları takip ediyor  ve hiç   bir fırsatı kaçırmayarak insanları İslam'a davet ediyordu.  Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam

Comments Off
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Ebu Talib Ve Hz. Hatice’nin Vefatları

Ebu Talib Ve Hz. Hatice'nin Vefatları

Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam amcası Ebu Talib ve bir kaç gün sonra da hanımı Hz. Hatice vefat ettiler. Ebu Talib, Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamı öz evladı gibi sever ve korurdu. Hz. Hatice ise peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselama ilk inanan, en sıkıntılı zamanlarda O'nu teselli eden, yardımcı olan sadık ve vefakar bir eş idi. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam kendisine daima destek olan bu iki değerli varlığı kaybetmekten büyük üzüntü duydu. Bu sebepten bu yıla, üzüntülü yıl anlamına gelen "Hüzün yılı" denilmiştir. Ebu Talib ve Hz. Hatice'nin ölümünden sonra müşrikler, Peygamberimize eziyeti artırdılar. Bir gün sokaktan geçerken alçağın  biri Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın başına toprak atmış, Peygamberimiz o haliyle evine gitmişti. Kızı Hz. Fatıma babasını böyle görünce içi sızlamış ve üzerine atılan toprakları temizlerken ağlatmıştı. Kızının ağladığını gören Peygamberimiz aleyhisselam "Ağlama yavrum, Yüce Allah Babanı koruyacaktır" diyerek Allah'a olan güvenini dile getirmişti.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Besmele (Allah’ın Adıyla)

Besmele (Allah'ın Adıyla)

Besmele Bismillah "Allah'ın Adıyla" Her Hayrın başı olan Besmele, sık sık okuduğumuz "Bismillahirrahmanirrahimin kısatılmış halidir. Kur'an-ı Kerim'in ayetlerinden olup: yapılacak hayırlı ve helal bir işin, Allah'ın adı anılarak, sırf Allah rızasını kazanmak niyetiyle yapılacağını söz ile teyit etmektedir. İslamiyet'ten önce insanlar, bir işe başlarken tapmış oldukları putların isimlerini anarlardı. Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam ise bu yanlış adeti kaldırmış ve içerisinde besmelenin zikredildiği Neml suresinin 30. ayeti ininceye kadar 'Ey Allah'ım senin adınla meydana gelen 'Bismike Allahümme' ve 'Allah'ın adıyla' anlamına gelen 'Bismillah' sözlerini kullanmıştır. Kendisine daha ilk ayetlerde, "Rabbinin adını an ve bütün benliğinle O'na yönel" emrine muhatap olan Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam abdest alıp namaz kılarken, Kur'an okurken, kurban keserken, mescide girerken, su içerken, kısacası her işe başlarken daima Allah'ın adını zikretmiştir. Bir Hadis-i Şerifte şöyle buyurmuştur. "Kişi evine girerken ve yemek yerken besmele çekerse, şeytan adamlarına. "Burada ne geceleyebilir ne de yemek yiyebilirsiniz der." Eğer o kimse eve girerken besmele çekmezse şeytan adamlarına, "Geceyi geçirecek bir yer buldunuz" der O şahıs yemek yerken besmele çekmezse şeytan adamlarına, "Hem barınacak hem de yiyecek yemek buldunuz der." (Müslim, Eşribe, 103) İnsan, niyetlendiği bir işe başlamadan önce besmele çekmekle, öncelikle Allah'ın rızasını talip olmuş, O'dan dünya ve ahiret saadeti dilemiş, yöneldiği işe güç yetirebilmek için de gerekli yardımı Yüce Allah'tan niyaz etmiş olur.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Peygamberimizin Yemen Seferi

Yemen Seferi

Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam on yedi yaşındayken amcası zübeyr'le birlikte Yemen'e kadar gidip geldi. Bu seyahatler ona birçok şeyler görüp öğrenme fırsatı vermiştir. Böylece Arap yarımadasında vatandaşlarından birkısmını yabancı boyunduruğunu altında inlediğini bir kısmının da birbirleriyle çarpışma halinde olduğunu ve hepsinin Allah'a ortak koşma çıkmazında olduğunu görmüş ve içi sızlamıştı. İleride Hira dağındaki inzivasına çekildiği vakit vatandaşlarını tek bir bayrak altında toplamak fikri daima kafasında yaşamıştır

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Peygamberimizin Tevazusu

Peygamberimizin Tevazusu

Kibir ve gururun zıddı olan tevazu ancak bu iki kötü huyun yenilmesi sayesinde kazanılır. Sevgii Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam tevazun her çeşidi ve en idalini hayatında göstermiştir. Kimsenin yapamadığı ve istesede ulaşamayacağı bir şekilde tevazu ve alçakgönüllülüğün en makbbulünü yaşamıştır.Yaratılmışların en üstünü makam ve mertebece en yücesi olduğu halde hiçbir şekilde insanlar arasında Peygamberlik imtiyazını kullanmamıştır ve kendisini onlardan üstün göstermeye çalışmamıştır. Bu üstün ahlakı vasfını kendi aile fertleri arasında gösterdiği gibi sahabiler içinde ve henüz İslamiyeti kabul etmemiş kimselere karşı da belli etmekten asla çekinmemiştir. Böylece pek çok insanın hidayetine vesile olmuştur.Cenap-ı Hak kendisine kral bir Peygamber olmakla, kul bir Peygamber olmak arasında serbest bıraktığında Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam "kul bir Peygamber" olmayı tercih edip kabul etmiştir. Bunun üzerine İsrafil aleyhisselam Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselama "Şüphesiz Allah Teala tevazu gösterdiğin için O hasleti de sana vermiştir. Kıyamet gününde insanların Efendisisin. Yeryüzü yarılıp kabrinden çıkacak ve ilk şefaat edecek olan da sensin" demiştir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam uzanarak yemek yemedi. Ve "Bir köle nasıl yemek yerse bende öyle yemek yerim. Köle nasıl oturuyorsa bende O biçimde otururum" diyordu.Bir defasında asasına dayanarak sahabilerin yanına geldi. Resulullah'ın geldiğini gören sahabiler hemen ayağa kalktılar. Bu hareketlerini tasvip etmeyen Peygamber Efendimiz onları ikaz etti. "Acemlerin (diğer milletlerin) birbirlerini ta'zim ederek ayağa kakmayın. Çünkü ben kulun yediği gibi yiyen kulun oturduğu gibi oturan bir kulum."Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam çok defa elini öpmek isteyenleri ve kendisine aşırı derecede hürmette bulunanları da hoş karşılamazdı. Sevgili Peygamberimiz kendi işini kendisi yapardı.İnsanların kendisine hizmet etmelerini istemezdi. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed aleyhisselam ne suyunun hazırlanmasını ne de herhangi bir fakire sadaka vermeyi başkasına bırakmazdı. Abdest suyunu kendisi bizzat hazırlar ve bir fakire sadaka vermek istediği zaman bizzat kendi elleriyle verirdi. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam kendisini görenlerin bir kral zannıyls çekiniptitremelerini uygun bulmaz onları teskin ederek rahatlatırdı. Bir gün bir zat Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın huzuruna gelince Peygamberlik heybetinden titremeye başladı. Bu sahabisinin halini gören Sevgili Peygamberimiz "kendine gel ben bir hükümdar değilim ben ancak Kureyş kabilesinden kurumuş tuzlu ekmek yiyen bir kadının oğluyum" buyurdu. Sahabilerin anlattığına göre köleler arpa ekmeğine bile davet etseler Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam davetlerine icabet eder yemeklerini yerdi. Çünkü onların köle olmalarını basit görülmelerini horlanmalarını gerektiren bir durum değildi. Kuba Mescidi'nin ve Medine'deki Mescid-i Nebevi'nin inşaatında da Peygamber Efendimiz de bir işçi gibi çalışmış, sahabilerle birlikte sırtında kerpiç taşımıştı. Peygamberimizin cömertliği, tatlı dili, güzel ahlakı insanlar arasında öyle yayılmıştı ki, adeta halkın babası gibi olmuştu.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

Birinci Akabe Biatı

Birinci Akabe Biatı

Peygamber Efendimiz yıllarca Mekke halkını İslam'a davet etmiş, ancak Mekkelilerin inatçıtutumu yüzünden büyük zorluklarla karşılaşmıştı.Ne varki, onların bu tutumu İslam Peygamberini vazifesinden alıkoyacak değildi.İslam'ın nuru insanlığı aydınlatmaya devam edecekti.Bunun için Yüce Allah yeni bir ufuk açtı.İslam'ın yayılması için daha elverişli bir çevre hazırladı.Bu çevre Medine idi. Hz. Muhammed aleyhisselam Peygamberliğinin onbirinci yılı Hac mevsiminde Hz. Muhammed aleyhisselam Mekke dışına çıktı. Medine'den gelen altı kişilik bir toplulukla karşılaştı. Onlara Peygamber olduğunu söyledi.Kur'an okudu. Allah'ın emirlerini anlattı.Onları Müslüman olmaya davet etti.  Medineliler iyi düşünceli insanlardı.Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselamın  söylediklerinin akla uygun ve doğru olduğuna kanaat getirerek müslüman oldular. Medine'ye dönünce orada İslam'ın yayılmasına çalıştılar.

Yorum Yok
taintedsong.com taintedsong.com taintedsong.com

biber hapi Oyun wakame wakame wakame orjin moliva afrika mangosu ukash panax